O benim birtanem. Çünkü blog arkadaşlarımdan ilk O'nunla konuştum. Kızımın kulağına oyun hamuru soktuğunu öğrenince telefon numarasını verip benimkini istemişti :) İlk konuşmamızda, O bıcır bıcır, bense tutuktum :) Bu konularda çok iyi değilim malesef. Gülen'e de söylediğim gibi, eğer O ilk adımı atmasaydı ben tanışmak için bir teşebbüste bulunmazdım sanırım. Oysa, uzun zamandır yazılarını inatla okuyup, takip ediyordum. Telefonda konuşmaya başlamamızdan itibaren bağımlılık yapıyor. Konuşamadığımızda özlüyorum. Konuştuktan sonra da kendimi çok iyi hissediyorum. Gülen bana iyi geliyor, orası kesin :)
Çok renkli bir kişiliği var. O'nunla kesinlikle sıkılamazsınız. Konuşur ama, konuşmanız bitince, aslında hangi konudan konuşmaya başladığınızı hatırlayamazsınız. Çünkü bir konunun arasına 3-5 konu daha sıkıştırır :) Çok esprili, ben özellikle kendi skarlıklarıyla ilgili anlattıklarına çok gülüyorum. Kendisiyle o kadar barışık ki... En dayanamadığım da annesinden bahsederken sesinin titremesi, çok üzülüyorum o zaman :( Gülen ile sadece telefonda konuşuyoruz ama sanki O'nu yıllardır tanıyormuşum gibi hissediyorum. Birgün gerçekten tanışacağımıza, birbirimize sarılacağımıza inanıyorum ve "seni çok seviyorum Gülen". Zaten benim çevremdeki herkes seni biliyor. Gülen dediğimde başka açıklama yapmama gerek kalmıyor :)
Çok renkli bir kişiliği var. O'nunla kesinlikle sıkılamazsınız. Konuşur ama, konuşmanız bitince, aslında hangi konudan konuşmaya başladığınızı hatırlayamazsınız. Çünkü bir konunun arasına 3-5 konu daha sıkıştırır :) Çok esprili, ben özellikle kendi skarlıklarıyla ilgili anlattıklarına çok gülüyorum. Kendisiyle o kadar barışık ki... En dayanamadığım da annesinden bahsederken sesinin titremesi, çok üzülüyorum o zaman :( Gülen ile sadece telefonda konuşuyoruz ama sanki O'nu yıllardır tanıyormuşum gibi hissediyorum. Birgün gerçekten tanışacağımıza, birbirimize sarılacağımıza inanıyorum ve "seni çok seviyorum Gülen". Zaten benim çevremdeki herkes seni biliyor. Gülen dediğimde başka açıklama yapmama gerek kalmıyor :)
Geçenlerde konuşurken "perim sana kitap göndereyim mi?" diye sordu. Ben de hiç gevelemeden ve de utanmadan "göndeeer" dedim :) Gazeteden kendisine dikiş kitabı alırken, yanındaki örgü kitabını da bana göndermeyi düşünmüş. Fakat yetinmeyip, yanında da bir sürü ciciler göndermiş.

Kargom kapıya gelince, sadece kitap olmadığını hemen anladım. Merakla hemen açtım. Dolu dolu bir paket karşımda... Bu çilekli çantaya da bayıldım, çok şirin. Arkadaşım yine duyarlılığını göstermiş. Haklı ama, naylon poşet kullanmak yerine, herkes yanında bir çilek taşısın :) Bitmedi daha, aşağıdaki güzel hediyeleri de bana göndermiş.
Bu mavi keçeden yapılmış, kuş anahtarlığın da anlamı büyük. Mavi Kuş Derneği için çok güzel çalışmalar yapıyorlar. Ben de yaptıklarımı gönderip, küçük bir katkıda bulunmaya çalışmıştım.
Mavi Kuş Derneği'nin kitap ayracı ve magnetini de göndermiş Gülen'im. Magnet buzdolabımın üzerinde yerini aldı. Kitap ayracım da burda kitabımın arasında :)
Yetmemiş bir de elindeki hobi ve örgü dergilerini de göndermiş. Ben bayılıyorum bu dergilere. Benimkilerin yanında yerlerini aldı onlar da.
İşte bu yazıyı yazmama sebep olan şey "burda" :) Bütün bunlar bana bu kitap yüzünden geldi. Bir de telefonda, " daha çok şey göndermek isterdim" demez mi? Canım benim, asıl sen bana hediyesin bilmiyorsun...






