Hayal gücü ve yaratıcılık, bilgiden daha önemlidir. Bilginin sınırı var, ama hayal gücü tüm evreni kucaklar...
A. Einstein
pratik bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pratik bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2011 Perşembe

Hamur Kabartmalı Anahtarlık-Faturalık ve Yapım Aşamaları

Başka bir adı var mı bilmiyorum ama, ben onlara anahtarlık faturalık diyorum. Daha önce kendime yaptığım bu objeden, bu sefer de annem ve kayınvalidem için yaptım. Daha önce yaptığımı görmek isterseniz buradan buyrun :)
Aslında bunları yapalı aylar oldu. Ama yayınlamak bu güne kısmetmiş. Annemin doğum günü için yapmıştım. Benimkini görünce çok beğenmiş ve böyle bir şeye ihtiyacı olduğunu söylemişti. Anneme yapıpta, kayınvalidemi ayırmak olmazdı. Ben de iki tane hazırladım :) Annemin Samsun'a dönmesine bir kaç gün kaldığı için acele acele yapıp bitirdim.
Şimdi yapım aşamalarına geçelim. En sıkıldığım, çabuk bitmesini istediğim kısım, zemin boyaması... İşte bu aşamayı hızlandırmak için için sprey boyayla boyadım. Zaten zaman da kısıtlıydı, böylesi daha çabuk oldu :) Tembel işi yani :)
Bir pratik bilgi de sıkıştırayım araya :) Sprey boya yapacağınız zaman, karton bir kutuyu kesip, boyama alanı oluşturabilirsiniz. Böylece hem etraf kirlenmez, hem de boya yaparken rüzgar ve tozdan etkilenmezsiniz. 
Ben kurumaya bıraktığım zaman, kutunun diğer kısmını da kaldırıyorum. Böylece boyadığım objenin başına bir kaza gelmesini engelliyorum. Hele etrafta meraklı gözler varsa...
"Anne, beni de beyaza boyasanaaa" :)
Boyama işlemi bittikten sonra, tüm çevresine stencil şablon yardımıyla desen çalıştım. Obje küçük olduğu için ve fazla karışık görünmemesi için, beyazın üzerine krem rengiyle desenlerimi oluşturdum. Fotoğraflarda fazla belli olmasa da, sade ama hoş bir görüntü meydana geldi.
Sıra geldi resimleri yapıştırma işlemine. Resimleri düzgünce kesip, dekupaj tutkalıyla yapıştırdım. Hamurla kabartacağım yerleri belirleyip, başka bir resimden o kısımları kestim. Merdaneyle açtığım hamurun üzerine resimleri dekupaj tutkalıyla yapıştırıp, merdaneyle üzerinden geçip iyice yapışmasını sağladım. Sonra da kretuvar (ince uçlu maket bıçağı) yardımıyla, kenarlarından düzgünce kestim. Kestiğim parçaları, yine dekupaj tutkalıyla resmin üzerine yapıştırdım. Hamurları yapıştırma işlemi bitince, tüm kabartmaların ve zemindeki dekupaj kağıdının üzerine, iki kat dekupaj tutkalı sürüp, kağıtları verniğe karşı korumaya aldım.
Böylece süsleme işlemini tamamlamış oldum. En son olarak da, su bazlı vernikle 3-4 kat vernikledim.
Kayınvalidemin anahtarlığı...
Bu da anneciğimin anahtarlığı. Aslında annem özellikle faturalık kısmının işlevini daha çok sevdi. Çoktan yerine astı ve çok severek kullandığını söyledi.

Her seferinde yapım aşamalarını fotoğraflamaya ve anlatmaya çalışıyorum. Çünkü, maille, Facebook hesabımdan ve yorumlarla bu konuda bilgi almak istiyorlar. Ben de naçizane, öğrenmek isteyenlere faydam dokunsun istiyorum. Umarım sıkılmıyorsunuzdur... 

13 Ekim 2011 Perşembe

T-Shirte Boncuk İşlemeli Aplike

Hani daha önce sizden de fikir istediğim boncuk işlemem vardı ya, işte onu t-shirtümün sırtına aplike yaptım. 
Sizlerden de çok güzel fikirler geldi ama hem boyutu itibariyle hem de tek olması sebebiyle bu sefer kendi fikrimi uyguladım :)

Annem gitmeden önce ondan yardım aldım. Üzerime giydim ve yerini ayarladık. Sonra annem kenarlarını sararak monte etti. Ben de arkasında kalan parçayı kenarlarından dikkatlice kestim.

Aslında damla şeklinde hayal etmiştim ama fazla pay olmadığından daire şeklinde oldu. Ben beğendim ve severek kullanıyorum...
Bir pratik bilgi de vermek istiyorum. Böyle boncuklu, pullu, işlemeli giysilerinizi yıkarken, hassas olan o bölüm zarar görmesin diye, o kısmını bir poşet içine alarak lastikle bağlayabilir ve o şekilde yıkayabilirsiniz. Böylece giysinin özelliği bozulmadan temizlenmiş olur.

12 Aralık 2010 Pazar

Dekoratif Kase

Bu mdf kaseyi yeni yıl hediyesi olarak yaptım. O yüzden de kardeşimin evinin dekorasyonunu düşünerek çalıştım. Uyumlu olması için siyah beyaz peçete kullandım. İkea'da gezerken bu peçeteyi görünce, çok sevindim ve hemen aldım bir tane.

En zor aşaması sanırım peçeteleri kesmekti. Fakat ben sabırlı bir insan olduğumdan :) desenlerin detaylarına girerek kestim. Peçetenin zemini beyaz olduğu için düz bir şekilde de kesebilirdim aslında. Fakat hiç sıkılmadım. Nasıl dizayn edeceğime karar vermeden önce, kare parçadan bir sürü kesmiştim. Onları da başka bir projede değerlendirmek için sakladım.
Küçük bir de püf noktası vereyim. Peçeteler üç katlı, fakat biz tek katını kullanacağımızdan dolayı, kesmeden önce peçetelerin katlarını birbirinden ayırıp sonra tekrar aynı yeden üst üste koyup kesersek, daha sonradan küçük parçaların katlarını ayırmak kolaylaşıyor. Bunu da Ece'den öğrenmiştim :)

Objeyi üç kat boyadım. İlk katı boyadıktan sonra zımparalayıp, iki kat daha boyadım. Her boyama aşamasından sonra kurumasını bekledim.
Peçetelerin yerlerini ayarladıktan sonra, peçete tutkalımı bulamadığım için, dekopaj tutkalıyla yapıştırdım. Fırçayı ortaya koyup, dışa doğru hareketlerle üzerine sürdüm tutkalı. Bu işlemi çok fazla tekrarlamamak gerekiyor. Çünkü peçete ıslandığından dolayı yırtılabiliyor. Başıma geldi ondan söylüyorum :)
Kuruduktan sonra, üzerine tekrar bir kat daha tutkal sürdüm. Böylece peçeteyi verniğe karşı korumaya almış oldum.

En son işlem olarak da, su bazlı vernik ile iki kat vernikledim. Bir kat vernikledikten sonra, kurumaya bıraktım. Daha sonra ikinci kat verniğini sürdüm. O da kuruyunca, dışı için de aynı işlemi tekrarladım. Dışını verniklerken, kolaylık olması için, bir bardağı ters çevirip, üzerinde vernikledim. 

Bir çok hatası da var farkındayım. Mesela, fırça izi kaldı, kenarlarında verniğin fazlalığı kaldı, fırçam ıslak olduğu için sanırım ilk başta kabarcıklar oldu ama hemen kurulayınca onu hallettim ve verniklemeden önce, temizlemeyi unuttuğumdan, tozları da vernikledim :) Neyse ki hediyenin sahibi yabancı değil :) Bunları siz dikkat edin, aynı hatalara düşmeyin diye yazdım. Ama hediyenin sahibi de öğrendi şimdi :)



 Hediye hazırlamaya devam ediyorum ama biraz ağır gidiyor. Umarım yetişir, yoksa yılbaşından sonra hediye edebileceğim sahiplerine. 
Hava çok soğuk. Dün biraz kar yağdı, gece de devam eder zannettim ama durmuş kar yağışı. Sabah, kalkar kalkmaz pencereye koşup, perdeyi açtım. Bembeyaz bir manzara bekliyordum ama olmadı :( Bugün bir ara güneş açtı. Kasenin vernikli hallerini de o ara çektim zaten. Babaannem böyle soğuk ama güneşli havalar için "kar topluyor" derdi. Bir de, "kar tanelerinin her birini bir melek indiriyor, o yüzden hiç biri birbirine çarpmıyor"  derdi. Nur içinde yat babaanneciğim...
Lapa lapa kar yağsa da izlesek... 
Herkese mutlu bir hafta diliyorum.

 

28 Eylül 2010 Salı

Bembeyaz Saksılar

Toprak saksıları çok severim ama bir süre sonra dökülmeler oluyor. Uzun yıllardır kullanıyorum ve benim saksılarımın da başına aynı şey geldi. Son zamanlarda da gözüme iyice batmaya başlamıştı.  Annemle çiçeklere bakım yapmaya başladık ama saksılar hiç içime sinmedi. En sonunda aldım elime fırçayı ve boyamaya başladım. 

Aslında sadece iki tanesini boyayacaktım, fakat boyamaya başladıktan sonra beyazın cazibesine kapılıp, başka hangi saksıları boyayabilirim diye araştırmaya giriştim. Gözüme kötü görünen saksıların hepsini beyaza boyadım. Boya olarak da balkonu boyamak için aldığımız dış cephe boyasından aşırdım :)

Kaktüsüm aslında çok güzel seramik bir saksının içindeydi. Fakat benim sakar çocuklarım saksıyı düşürüp kırmışlar, ben de o anda elime geçen kutunun içine öylece koyup kaktüsümü kurtarmak istedim. Sonra da bu şekilde kaldı. Kaktüs saksısı değiştirmek pek de kolay birşey değil. İyi bir yöntem bilen varsa paylaşsın lütfen :)

Bu arada, bu kutu arap sabunu kutusu :) Arap sabunu, el dokuması halıları temizlemek için çok güzel bir ürün. Eskiden kokusunu sevmezdim ama yeni ürünlerin kokusu da çok güzel. Tavsiye ederim.

Yine yıpranmış  bir toprak saksı ve tabi ki o da boyandı. Boyamadan önce gerekli yerleri sert bir cisimle kazıdım. Sonra zemin kapanana kadar 3-4 kat boyadım.

 Zemin beyaz olduğu için üzerine farklı şeyler de yapabilirdim. Peçete transferi, dekopaj, hatta kabartmalı dekopaj, stencel  şablonuyla desen de çalışabilirdim.   Fakat bu bembeyaz halleri öyle hoşuma gitti ki, sıkılana veya, tekrar yıpranana kadar bu şekilde kullanmak istiyorum.  
 Alttaki küflü kısımlar boyanın üzerine kustu fakat kuruduktan sonra bir kat daha boyanınca lekeler kapandı. İçlerinde çiçek olduğu için ben yapamadım ama eğer toprak saksı kullanacaksanız, size pratik bir bilgi vermek istiyorum. Toprak saksınızı, ya başka bir saksıyı içine koyarak kullanın, ya da içine bir poşet yerleştirip, dibine bir delik açıp o şekilde kullanın. Su ile teması ne kadar az olursa,  o kadar uzun ömürlü olur. 
Bir de fotoğrafta gördüğünüz cam top gibi olan şeyin içine su doldurup, saksının dibine saplıyoruz. O da istediği kadar suyu çekiyor. Suyu seven çiçekler için çok pratik bir yöntem.


7 Temmuz 2010 Çarşamba

Yenilenmiş Bardak Altlıkları



Bardak altlığı kullanmadan olmuyor. Mobilyada ısıdan veya ıslaklıktan kaynaklanan lekeler oluşuyor. Benim de en sık kullandığım bardak altlıklarım yıpranmıştı. Yıpranmasının bir sebebi de yeğenim Ege onlarla oynamayı çok seviyor. Şu yapışkanlı folyolara takmışken bardak altlıklarım da nasibini aldı tabi :)

Üzerindeki salyangozu da kızım hiç sevmiyordu, o da kapandı iyi oldu.


Bu arada bir püf noktası paylaşayım sizinle. Masa veya sehpada oluşan ısıdan kaynaklanan beyaz bir leke olur ya, işte o lekeyi çıkarmak için; kolonyayı lekenin üzerine dökün, kuru bir bez ayarlayın, kolonyayı çakmakla yakın ve beşe kadar sayıp kolonyayı kurulayın. Böylece ateşi de söndürmüş olacaksınız. Ben bu yöntemle "ahşap" masamda olan lekeleri yok ettim. Yine de uyarmalıyım, çok dikkatli olup, herhangi bir kazaya yol açmamaya dikkat edin. Yanan kolonyayı fazla bekletip masanızı da yakmayın :)



26 Mayıs 2010 Çarşamba

Pratik Bilgiler - 4

Benim uyguladığım ve aklımda kalan bazı pratik bilgileri daha sizinle paylaşıyorum. Umarım içinde işinize yarayan bilgiler bulursunuz.
  • Küçülen sabunları, beyaz çamaşırlarla birlikte makineye atın. Sabunları değerlendirmiş olursunuz.
  • Renkli kıyafetleri, siyahları özellikle tersini çevirerek yıkayın. Böylece renklerini korumuş olrsunuz.
  • Nevresimleri, ters çevirerek yıkarım ve sonrasında o şekilde kaldırırım ki geçirmesi daha kolay oluyor.
  • Fermuarlı giysilerin fermuarlarını mutlaka kapatın ki diğer çamaşırları yıpratmasın.
  • Hassas çamaşırları, tülden dikeceğiniz, ağzı bağlanabilen bir torbaya koyup yıkayabilirsiniz. Aynı yöntemi bebek çamaşırları için de kullanabilirsiniz. Zira çamaşır makinesinin bir yerlerine kaçması muhtemeldir.


  • Çamaşır sonrası, çorapların teklerini aramamak için, çorapların kirlenmeyen konç kısımlarını iç içe sokup yıkarsanız aynı şekilde çıkacaktır. Hatta kuruyan çamaşırları toplarken de aynı işlemi uygulayabilirsiniz.

  • Hazır ütü suyu kullanmıyorsanız, kaynamış su kullanın. Kaynamış sularınızı durulanmış yumuşatıcı kutusunda biriktirirseniz, ütü suyunuz güzel bir koku bırakacaktır.
  • Temizlik yaparken, önce banyo ve tuvaleti deterjanlayıp bırakırsanız, diğer işlerinizi yapana kadar beklettiğinizden, fazla uğraşmadan temizleyebilirsiniz.
  • Buzdolabınızı sildikten sonra, bir de sirke döktüğünüz bezle silerseniz istenmeyen kokuları da engellemiş olursunuz.
  • Eğer kristal taşlı bir avizeye sahipseniz, bunu da altına bir örtü veya gazete serip sonra bütün taşlara camsil sıkarak ve daha sonra tüy bırakmayan bir bezle silerek temizleyebilirsiniz.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar.

6 Mayıs 2010 Perşembe

Meyvelerle Dekorasyon

Fotoğraf çekmeyi özlemişim :)
Hele böyle renkli fotoğraflar çekerken doyamıyorum bir türlü.

Bizim evde meyve yemek hep unutulur. Çeşit çeşit meyveler, özenle alınır ama eğer göz önünde değilse, buzdolabının çekmecesinde kalır. Ben de meyveleri göz önünde tutmaya çalışırım. Bunu da zevkli hale getirmek için aşağıdaki gibi yöntemlere başvururum.

Meyveleri yıkayıp hazırlayınca daha çabuk tüketiliyor. Çocuklar da gidip gelip yiyiyorlar.

Meyvelerin renkleri öyle güzel ki, masanın üzerinde çok güzel ve iştah açıcı duruyorlar. Mutfağıma renk kattılar.

Farklı meyvelerle de yapılabilir ama dayanıklı meyveler seçmekte yarar var. Belki az az çıkarmak, sürekli yenilemek en iyisi.

Meyveler bahane, renkler ve fotoğraf çekmek çok iyi geldi. İnsanın hoşlandığı işlerle uğraşması kendini iyi hissettiriyor.
Bu gün hıdırellez. O malum ritüelleri yerine getirmedim, belki alışkanlığımız olmadığından ama sabah balkona çıktığımda 10kuruş buldum :) sanırım onu cüzdanımda saklayacağım... Bütün dileklerinizin, isteklerinizin kabul olmasını dilerim.



22 Ağustos 2009 Cumartesi

Pratik Bilgiler - 3

Her sene, derin dondurucuya domates ve biber koyarım. Bazı yemeklerde salça yerine ille de domates tadı aranıyor. Ayrıca yaz domatesinin tadı bambaşka. Hele bu domates ve biberle yapılmış melemenin tadına kimse karşı koyamaz.

Domatesleri küçük küçük doğradım. Kabuğunu soyup soymamak size kalmış. Çok küçük doğrandığında, yerken rahatsızlık vermiyor. Ama soymak isterseniz de; domatesleri bir iki dakika sıcak suya atın ve çıkarın, daha kolay ve incecik soyulduğunu göreceksiniz.
Biberleri de aynı şekilde, önce yıkadım, çekirdeklerini ayıkladım ve küçük küçük doğradım. Poşetleyip, yassı şekil verdikten sonra, havasını almaya çalışarak ağzını bağladım. Derin dondurucuda saklanmaya hazır oldular böylece.
Yassı şekil vermemin sebebi, hem yer kazanmak, hem kolay çözülmesini sağlamak, hem de dilediğim kadar kullanmak için, kolay parçalamak.

3 Temmuz 2009 Cuma

Benim de FikrimMühim...

Dün akşam üstü, FikriMühim'den paketim geldi. Deneyip fikrimi söylemek üzere. Madem öyle, bende Selpak Kağıt Bez hakkındaki düşüncelerimi paylaşıyorum sizinle. Öncelikle paketi açar açmaz, çok güzel bir koku yayıldı. Kendisinden parfümlü ama deterjansız. Bu hoşuma gitti. Dışarı çıkmamız gerektiğinden hemen kullanamadım. Aceleyle yemek yenip çıkılsın diye uğraşırken, benim sevgili Tom ve Jery'm her zamanki gibi masada rahat durmadılar ve bir bardak kara üzüm suyu masaya yayıldı. Tabi benim saçlar birden diken diken oldu. Hem söylendim, hem de elbezi ile temizlemeye uğraştım, canım da sıkıldı üstelik. Evet masayı temizledim ama, elbezini temizlemek için daha çok uğraştım. O anda Selpak Kağıt Bez olsaydı yanımda, siler ve atardım. Belki söylenmez, canım da sıkılmazdı. Sanki kurmaca reklam metni gibi oldu, ama değil, birebir yaşanmıştır :)
Gelelim bu güne, kağıt bezi önce kuru şekilde kullandım. Toz aldım, aynayı sildim bir de parmak izi kalan inox tost makinem ve katı meyve sıkacağımı sildim ama onda pek başarılı bulmadım. En azından kuru şekilde. Kuru iken daha sert bir yapıya sahip olan kağıt bez ıslanınca yumuşadı. Ele daha iyi gelir oldu. Tezgahı sildim, yıkadım, sıktım hiç sorun yok. Ne yırtılıyor ne de leke kalıyor. Dayanıklı yapısı sayesinde, deterjanla bile kullanılıyor. En sonunda da çöp kutusunun etrafını ve kapağını silip attım. Önceden, bu gibi yerleri silmek için bazı bezleri ayırır ve sildikten sonra atardım. En çok da bu gibi yerler için kullanışlı olabilir. Tuvalet temizliği, çöp kovası, pencere önleri gibi yerleri temizlendikten sonra atılması gerekiyor. Islak kalan bezde bakteri ürüyor. Hele evde çocuk varsa, ellerinin izini her yerde görebilisiniz. Veya mutfakta masanın altı, bir kediyi doyuracak hale gelebilir. Mutlaka iyi birşeyler yazmak adına değil gerçekten hijyenik olduğunu düşünüyorum. Evin tüm genel temizliğinde kullanılabiliyor. Fiyatı 3,95 tl. 30 yaprak ve 7,5 metre.

1 Temmuz 2009 Çarşamba

Pratik bilgiler - 2


Bazen, tencerede biraz pilav kalır. Birine verseniz doyurmaz atsanız yazık, kıyamazsınız. Bizim evimizde bozulmayan hiçbir şey atılmaz. İşte böyle durumlar için bir önerim var. Bilenler zaten yapıyordur ama bilmeyenlerin belki hoşuna gider diye benim naçizane önerim. Kalan pilavları bir poşete koyuyorum, yoğurtlu çorba, yayla çorbası ya da içine pirinç atacağımız bazı yemekler yaparken elimin altında pişmiş pirinç oluyor. Böylece hazır çorbalar kadar çabuk hazırlayabiliyorum çorbalarımı.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...