Hayal gücü ve yaratıcılık, bilgiden daha önemlidir. Bilginin sınırı var, ama hayal gücü tüm evreni kucaklar...
A. Einstein
zincir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zincir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2010 Salı

Mavi Kuş Örgü Kampanyası- Bölüm 4

Bir önceki yazımda görünen, misinalı şişte takılı, boyundan başlanan yeleği ve süveteri annemin de yardımı ile tamamladım. Yeleği süsledim, çok şirin bir kız çocuk yeleği oldu.

Süslemesi çok basit. Uzun bir zincir çektim, yeleğin üzerinde şekil vererek iğneledim ve diktim. Hepsi bu...

Artan iple de, babet şeklinde patikler ördüm. Yelekle uyum sağlaması için beyaz çiçekler örüp diktim.

Süveter de bitti, süslemesi kaldı. Güzel bir fikrim var onun için de. O da bir dahaki postumda...

Not: Resimler görünmediği için resimleri yeniden düzenleyip yayınlıyorum.


22 Şubat 2010 Pazartesi

Çiçekli Tığ İşi Bere- Anlatımlı (Dikkat Çok Fotoğraflı:))

Uzun zamandır düzenlenip, yayınlanmayı bekleyen bereyi sonunda yayınlayabiliyorum. Daha önce tığ işi bere, yazımdaki bereyi beğenen arkadaşlarım fotoğraflı anlatımını istemişlerdi. Elimden geldiği kadarıyla, anlaşılır şekilde fotoğraflamaya ve anlatmaya çalıştım. Biraz karışık gibi görünse de aslında anlayınca çok kolay geleceğine eminim.

Ben kızıma ördüğüm için size o sayıları vereceğim. Sayıları arttırırsanız bere de büyüyecektir. Tabi ki kullandığınız ipin kalınlığı ve inceliği de, büyüklüğünü ayarlamanızda önemli. Burada dikkat edilecek şey, sayıları ilk başta oluşturuyoruz. Bu bere için 9 zincir çekip bir halka oluşturdum.

İkili trabzanla devam ettim. İkili trabzanı yapmak için, tığın üzerine bir kere dolayıp iki seferde çıkartıyoruz.

Oluşturduğum halkanın içini ikili trabzanla 29 kere doldurdum. Bu sayı berenin büyüklüğünü ayarlamak için önemli. Trabzan sayısı daha fazla olsaydı daha büyük bir bere olacaktı. Ya da tam tersi. Siz ipinizi de göz önüne alarak sayıları ayarlayın lütfen.

Daha sonra, üst sırayı yine ikili trabzanla devam ettim fakat aralarına bir zincir çektim.

Buraya kadar zaten, bere örerken sürekli yapılan işlemi anlattım. Gelelim örneğin oluştuğu kısıma.

İkili trabzan örüp arasına bir zincir çekmiştik ya, şimdi o zincirin arasına iki tane ikili trabzan yapıyoruz.

Üçüncüsü için de mil üstü alıp, (yani tığın üzerine bir tane dolayıp) ilerideki tarbzanın arasından değil, bir önceki trabzanın arasından geçiriyoruz. Ve bu sefer iki kerede değil, ilmekleri uzatarak tek seferde çıkartıyoruz.

Örneğin, verev şekilde durmasının sebebi, hep bir önceki trabzanın arasından geçirmek.

İki trabzan çekilmiş hali.

Ve bir önceki trabzanın arasından geçirilmiş şekli. Üçüncü trabzan gerideki trabzanın arasından geçecek. (Allah'ım ne kadar zormuş anlatması:))

Yukarıda anlattığım gibi, bir önceki trabzanın arasından geçirdikten sonra, üç ilmeği birden uzatıp, hepsini tek seferde çıkıyoruz. Ve bir zincir çekerek kilitliyoruz. Böylece pofidik bir görüntü oluyor.

Örgü ilerledikçe kendiliğinden yuvarlanıp, şekil alacak. Herhangi bir arttırma ve eksiltme yapmamıza gerek yok.


Beremiz, zaten kendiliğinden bu şekli alacaktır. İstediğimiz boyuta gelince de, uç kısmına sık iğne yapıyoruz. Ben 20 sıra ördükten sonra, 3 sıra sık iğne yaptım. Tek sıra da olabilir veya sayı arttırılabilir.


Sık iğneyi trabzanın tersine, mil üstü almadan, yani tığımıza ipi dolamadan, her sıraya batarak yapıyoruz.
Şapkayı bitirdikten sonra sıra süslemesine geldi. Bu kısmı daha da zevkli. Ben 3 tane çiçek ördüm, organze tül ve düğme kullandım.


Kızımın başında yerlerini ayarladıktan sonra, kenarlarını yaktığım yuvarlak tülü ve düğmeyi, çiçekle birlikte şapkaya diktim.

Çok şık bir şapka oldu. Kızım çok beğendi. Okuldaki ablalarından birinin bebeği olacak. Görür görmez o da istemiş :)
Ben olabildiğince anlatmaya çalıştım. Çok zormuş bu şekilde anlatmaya çalışmak :) Örnek anlatan arkadaşlarımın önünde saygıyla eğiliyorum :)
Yine de anlaşılmayan yerler olursa, anlatmaya çalışırım. Unutmadan, Yasemin'cim (gelinimiz), bu modeli bana öğrettiğin için sana teşekkür ederim canım.
Herkese iyi haftalar.


8 Ocak 2010 Cuma

Kırmızı Yelekli Kız

Bu kırmızı yelekli, patikli ve saç bantlı takım, bizim pıtırcığımız Defne'nin. Defne bir akrabamızın kızı. Fotoğraflar da, annesi Kadriye'ye ait. Ben fotoğraf çekmeyi unuttuğumdan annesine rica ettim. Biraz garip bir durum olduğunu kabul ediyorum. Önce örüp hediye ettim sonra da fotoğraflarını istedim:)
Teşekkür ederim canım fotoğraflar hiç de fena değil...:)

Nasıl yaptığıma gelince; boyundan başlanan yelekler gibi başladım. Sonra da doğaçlama bir şekilde, "şurası da şöyle olsun, burası da böyle olsun" şeklinde devam edip ortaya çıkan bir yelek bu.
Kolların oluşturulduğu yere kadar normal, yani yakadan başlayıp, beşe bölüp arttırarak devam edilen kısmı bitirip, kol kısımlarını da birleştirince, alt tarafı çan olsun diye düşündüm. Bunu da arttırarak yapmak yerine, daha kalın şişlere geçerek gerçekleştirdim. Etek ucuna geldiğimde, fırfırlı bir görünüm vermek için aralarda arttırdım.

Kenarını da, beyaz renkli ip ile tığla geçince, fırfır daha çok belli oldu. Koltuk altından yani genişleyen kısmın başladığı yerden de zincir çekerek oluşturduğum ipi geçirdim. İp yerine kurdele de kullanılabilir.


Düğmelerini ise ilik yerine, yine zincirle oluşturduğum biritlerle kapatmayı tercih ettim. Sadece dört tane düğme kullandım. Alt tarafı açık bıraktım.

Patikler ise, burada anlattığımdan biraz farklı olarak tek kareden oluşuyor. Haroşa ördüğüm kareyi, önce ikiye katlayıp bir üçgen elde ettim. Daha sonra üçgenin açık taraflarından birini tamamen, birini de topuk kısmını oluşturmak için yarıya kadar diktim. Yukarda kalan ucunu da aşağıya kıvırınca patiğim hazır oldu. İlmek sayısı vermiyorum ama siz şöyle ayarlayabilirsiniz. Yaptığımız kareyi katladığımızda oluşan üçgenin bir tarafı tabanı oluşturduğundan, burayı ayağa ölçerek veya santimleyerek yapabilirsiniz. Her zaman böyle modelleri, önce bir kağıt ya da peçeteyle katlayarak denerseniz daha anlaşılır olacaktır.

Daha sonra da istediğimiz gibi süsleyebiliriz. Ben burada yine tığ ile ama bu sefer kırmızı renk kullandım. Daha önce Kemal Ege'me yaptığım takımda da bu patiğin modelini kullanmıştım. Yine başka bir bebişe, Eren'e ördüğümde düğme kullanmıştım. Tabi çok sıkı dikmek şartıyla. Ponpon da yapılabilir.

Saç bandı olmadan olmaz. Zaten Defne keltoştu. Hala da saçları çok uzamış sayılmaz:) Seviyorum seni keltoşum:)

Saç bantlarının yapımını daha önce burada anlatmıştım.

Oyuncak bebeğe elbise gibi olmuş. Zaten bitirdikten sonra, aslında misinalı şişle örseydim alt kısmı bütün olup, elbise de olabilirmiş diye düşündüm.


Oyuncak bebeğe de çok yakışmış:)

Tam yeni yıl kıyafeti olmuş aslında. Kadriye'cim aklına geldi mi? Giydirdin mi bilmiyorum ama, Defne'yi, noel bebek yapsaydınız :)


7 Temmuz 2009 Salı

Boncuktan Işıltılar

Koridorda kullandığım bu aksesuarımı, elimde kalan plastik boncuk ve zincirle yaptım.

Üç metre kadar zincire, çivilere dizdiğim boncukları aralıklı olarak yerleştirdim. Böylece uzun, boncuklu bir zincirim oldu. Daha sonra onu kullanacağım yere göre ve zevkime göre şekil vererek astım. Asma işlemini, oradan geçmekte olan kablo kanalına, misina yardımıyla bağlayarak yaptım.

Orta kısmından da, yine sarkan zincirlere takılmış nazar boncuğu, metal yıldız, terlik ve inciyle süslenmiş sarkacı astım. Gece ışık yandığı zaman hoş yansımalar oluyor koridorda.

23 Mayıs 2009 Cumartesi

Gökkuşağı Bileklik


Kristal boncuklarla yaptığım bilekliğimi takdim ederim.
Zincir, çivi, her türlü boncuk, kapama aparatı ve işte sonuç... Artan boncukları değerlendirmek için de güzel bir yöntem, her türlü boncukla yapılabilir. Boncukları çiviye diziyoruz, aynı renklerin yan yana gelmemesine dikkat ediyoruz. Bileğimize göre ölçtüğümüz zincirlere iki taraftan lop yapıp tutturuyoruz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...