Hayal gücü ve yaratıcılık, bilgiden daha önemlidir. Bilginin sınırı var, ama hayal gücü tüm evreni kucaklar...
A. Einstein
before-after etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
before-after etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2011 Perşembe

Süslenmiş Kek Fanusu

Sevgili Nedret Ablamın yaptığı buradaki ve buradaki kek fanuslarını görünce, dondurma kabını kıyamayıp atmadığıma daha da bir sevindim :) Hele bir de üzerine kulp taktı ya, mest oldum resmen. Hem işlevsel, hem de şık bir görünüme kavuştu bu plastik kap. Ben de hemen kopya çektim ve yaptım :)


Önce üzerindeki kağıtları soydum. Sonra evde bulduğum bir kulbu kapağa vidaladım. Ayrıca bir delik açmadım, vidayı çevire çevire kolayca vidaladım. Yapışkan izlerini asetonla silerek yok ettim. Daha sonra da 2-3 kat sprey boyayla boyadım. Alt tabanı olduğu gibi bıraktım.

Üzerindeki resimler, pasta kek olsun, cıvıl cıvıl olsun istedim ve Dekupaj Blogumuzdan bu ve bu resimleri buldum. Hemen çıkarttırdım ve kestim. Dekupaj tutkalıyla yapıştırdım. Hatta yapıştırdıkça yapıştırdım :) En sonunda yer kalmayınca durabildim :)) Hamur kabartma yapmadım bu sefer.

Kuruduktan sonra 3-4 kat mat vernikle vernikledim. Her bir kat verniğin arasında kurumasını bekledim. Neyse ki havalar sıcak olduğundan bu süre çok kısa. Bir hevesle hemen yapıp bitirdim. Kulbuna da evdeki bir fistoyu bağladık mııı, işte şirin fanusumuz hazır.

Ben eski haliyle bile beğenmiştim bu fanusu ama şimdi seyretmeye doyamıyorum. Çok sevdim... 


30 Ocak 2011 Pazar

Çocuk Odasının Öncesi ve Sonrası

 Bir öncesi-sonrası projesiyle daha birlikteyiz :) Daha önce kendi yatak odamızı değiştirmiştik. Bu sefer de çocuklarımızın odasında yenilik yaptık. Yaptık diyorum, çünkü eşim, annem ve kardeşimin de emeği var bu odada... 

 Bu evi aldığımızdan beri, hemen hemen her oda binbir şekle girmiştir. Hele çocuk odasının renkleri ve eşyaların yerleri, sık sık değişir. Ben sıkılırım ve değişiklik ararım. Sağ olsun eşim de hiç üşenmez... Çocuklar da bize çekmiş, heyecanlanıp, bizden önce koşarlar odaya. Sanki bir şey yapabileceklermiş gibi :)

 İki kardeş bu odayı birlikte kullanıyorlar. Bu yüzden önceden mavi ve erkeksi olan odayı, ortak bir renge çevirmiştik. İlk boyandığında, sıcak bir renk olması çok hoşumuza gitmişti. Zaman içinde göz alışıyor tabi, hatta, "niye bu rengi seçmişiz?" gibi bir düşünce de alıyor insanı.

 Kızım okula başlayana kadar idare edelim, zaten okula başlayınca bir çalışma masasına ihtiyacı olacak, takım olarak alırız diye düşündüğümüzden, bebeklik dolabını ve şifonyerini kullanıyorduk.


  Odada bir de kanepe olduğundan, yerden kazanmak için oğluma Ikea'dan, çalışma masalı bir yatak almıştık. Tülü ve fon perdeleri annemle beraber dikmiştik. Bu büzgülü tülü yapabilmek için ne kadar da uğraşmıştık :) 
Bu yazıyı hazırlarken odanın eski halini gören çocuklarım "ıyy renk cümbüşü, palyaço odası gibiymiş :)" dediler :) Biz de farkındaydık ama her şeyin bir sırası vardı. 
Sonunda, okulların açıldığı sıralarda bu değişikliği gerçekleştirdik. Yayınlamak da bugüne kaldı. Sebebi ise benim anlamsız takıntım. İllaki her şey tam olacak... Düşündüklerimi yapmadan önce yayınlarsam içim rahat etmiyor. Mesela, Ikea'dan film şeridi şeklinde fotoğraflık almıştık, ona fotoğraflar seçip yerleştirecektim. Lara'nın baş ucuna, eski abajurunu yenileyip koyacaktım. Dolaplarının üzerine ve Lara'nın komodininin altına ıvır zıvırları toplaması için, siyah yapışkanlı folyo ile kutular kaplayıp koyacaktım. Oyuncak sepetini de siyah yapışkanlı folyo ile kaplayacaktım. Perdelere bağcık yapacaktım...
Bunları da yaptıkça paylaşırım o zaman, ne yapalım :)


  Gelelim neler yaptığımıza. Duvarları duvar kağıdı ile kapladık.  İşte bu aşamada eşim ve kardeşim, o sıcaklarda ter içinde uğraştılar :) Duvar kağıtlarını Praktiker'den almıştık. Kanepeyi  odadan hatta evden çıkardık. Yazın hafif diye salonda kullandığım halıları buraya serdim. Bu halılar da Ikea'dan, fakat artık satılmıyor. Lara'nın yatağının üzerine, Ikea'dan aldığımız bürümcük beyaz örtüyü serdim. Odanın şeklini de değiştirdik. Şu anda bu şekilde olsa da, eşyalar her an yer değiştirebilir :)
 Eskiden, evlenirken minder de yapılırdı çeyiz olarak. Annem de eski koltuk minderlerine yüz dikip bana vermişti. Yıllarca oraya buraya atıldı durdu. En sonunda yerini buldu. Yine Ikea'dan aldığımız koltuk yüzünden, minderlere uygun kılıflar dikti annem. Üçünü üst üste koyunca, puf gibi oldu.
 Çalışma masası için Ikea'dan döner sandalye aldık. Siyah olanı vardı, beyaz olanını Lara'ya almıştık ama değiştirmeyi tercih ettiler.

Yeni gardıropları, çalışma masasını ve komodini Koçtaş'tan aldık. Ikea'dan aldığımız aynaları dolap kapağına yapıştırdık. Lara'nın çalışma masasının arkasında kontrplak yoktu. Onu ve öndeki magnet panosunu, yine Ikea'dan alıp monte ettik. İşte oyuncak sepeti görünüyor bu fotoğrafta yeşil yeşil :(

Perdenin kumaşı ve tavan lambası yine Ikea'dan. Lambayı eşim monte etti, perdeleri annem dikti.


Bu fotoğrafı da göstermeden edemedim. Fark ettiyseniz pencerenin önünde Pati duruyor. Odaya uygun bir kedimiz var :)
İyi pazarlar, iyi tatiller...

 

18 Mayıs 2010 Salı

Yatak Odasının Öncesi ve Sonrası



Bir öncesi ve sonrası çalışması da benden :) Yabancı sitelerde görür, görür de çok beğenirdim böyle çalışmaları. Buyrun bakalım siz beğenecek misiniz?



Bu sene, apartmanımızın dış yalıtımı söküldüğünden, duvarda yer yer rutubet oluşmaya başladı. Baharın gelmesini zor bekledik. Havalar biraz ısınıp rutubetli yerler kuruyunca da hemen harekete geçtik. Hemen yapı markete gittik. "Boya mı duvar kağıdı mı" diye, küçük bir kararsızlıktan sonra, duvar kağıdı yapmaya karar verdik. Aslında annem ve babam Hollanda'da hep kendileri kaplarlardı duvar kağıdını ama ben ve eşim bu işten hiç anlamıyorduk. Oturduk ve bu konuyla ilgili internetteki videoları izledik. Baktık olacak gibi değil, sıvadık kollar ve giriştik işe.



İlk kez duvar kağıdı kapladığımızdan hatalarımız var ama olsun sonuç çok hoşumuza gitti. Üstelik de bu çalışmayı çok uygun fiyata çıkardık. Sadece tek duvarı kapladık. Duvar kağıdı ve yapıştırıcısı, fırça, falçata hepsi 25TL. Emeğimizin değeri yok tabi :) Belki beceremeyiz diye, sepetlerde tek tek kalan duvar kağıdı ruloları arasından seçtik. Ne akıllıyız değil mi? :) Diğer duvarlar da bej rengi olduğundan uyumlu oldu.



Gelelim üzerindeki bu çok emekli yatak örtüsüne. Canım annemin marifeti. Yıllar önce kendi elleriyle örmüş bunu. Yatak örtüsü; motif, sık iğne ve kenarındaki boylu boyunca uzanan kurtçuklardan oluşuyor. Ben ya bir ya iki kere ancak kullanmışımdır. Niye öyle yaptım bilmiyorum. Aslında değerini bilmediğimden değil. Biraz kolaya kaçmak diyelim biz buna.



Aynı örnekten oda takımını da yapmış. Onun rengi biraz daha açık. Şimdi tülüm ve perdem odaya hiç uymuyor. Onlar için de, önümüzdeki günlerde birşeyler düşüneceğim. Belki annem gelir ve diker. Çok şımarığım değil mi annee? :)) Seni seviyorum annem...



Yarın belki okursun bu yazımı. Teşekkür ederim anneciğim. Güzel olmuş mu?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...